Google


dinller ve diller diyari Mardin Memleketim...
Buraya tıklayarak orjinal başlığa gidebilirsiniz

 
       MuhurGozLum.com Forum Ana Sayfası -> Tarih Kültür Sanat Günümüzden Geçmişe Tarih
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
intihar_mavisi



Kayıt: 01 Oca 1970
Mesajlar: 55
Nereden: Mardin

Tarih: Çrş Şub 28, 2007 5:27 am    Mesaj konusu: dinller ve diller diyari Mardin Memleketim...  

Mardin Kentsel Koruma Projesi Toplantısı

Tarihçilerden mimarlara, sanat tarihçilerine kadar değişik meslekten uzman kişilerin ve bir bölüm amatör gezginin katılımıyla Mardin ve yakın çevresinde tarih içinde bir yolculuğa çıktık. Bölge, bugünlere dek turizmin etkinlik alanının dışında kalmıştı. Gittiğimiz birçok yer, 40-50 kişilik böylesi bir grupla belki de ilk kez karşılaşıyordu.

Daha önce bu diyarı fotoğraflamak için tek başına karış karış dolaşan Bünyad Dinç’in gruptaki varlığı sayesinde, henüz profesyonel rehberlerin giremediği yerlere gidebildik.

Prof. Dr. Atilla Yücel, dolaştığımız evlerin mimarlık dünyasındaki görünmeyen yüzünü yansıtmaya; Mardin Müzesi Kültür ve Sanat Varlıklarını Koruma ve Yaşatma Derneği başkanı ve Mardin’deki yerel tarih grubunun etkin üyesi Florans Orundaş da toplu keşfetme çabamızda bizi sürekli yerel renklerle yüz yüze getirerek kitaplarda yazılmayanları aktarmaya çalıştı. Grupta bulunan Prof. Dr. Ayla Ödekan’ın da konuyla ilgili yorumlarından yararlandık.

İlk gün, kent içinde Mardin evlerini gezdik. Prof. Dr. Atilla Yücel kentin Askare bölge olduğu için Tarih Vakfı’na verilen özel izinle çıkılan Mardin Kalesi’nde şehri uzaktan ve tepeden görürken, önümüzde uzanan, hocamazın tabiriyle “Mezopotamya Denizi“ gözlerimizi kamaştırdı. Mardin’de hemen hemen her ev bu “deniz“e bakıyor. İkinci günümüzün ilk bölümünde Hasankeyf’teydik. Dicle’nin akmaktan vezgeçip neredeyse durduğ uyere yapılmış olan taş koprüsünün kalıntıları, ev işlevini görmüş mağaraları, onların altından gizlice Dicle’ye, yani suya inen geçitleri, Zeynel Bey Kümbeti ve Ulu Cami’yle, Hasankeyf’te tarihin içine girip çıktık.

Öğleden sonra Midyat Kaymakamı Feyzullah Özcan grubumuza katılarak Midyat Konukevi Projesi hakkında bizleri bilgilendirdi. Akşam Mardin Müzesi’nde, Rockefeller Vakfı’nın da katkısıyla hazırladığımız, Bünyad Dinç’in fotograf sergisinin açılışını, Mardin Milletvekili Mustafa Kemal Tuğmaner, Midyat Kaymakamı Sayın Feyzullah Özcan ve yörenin aydınlarının katılımıyla gerçekleştirdik.

Sergiden sonra ise müzenin terasında Mardin Halk Dansları Topluluğu’nun dans gösterisini izledik. Serginin ilgi çeken fotoğraflarının bir kısmı daha ilk günden bağış karşılığı satıldı. Vakıf, elde edilen desteğin bir bölümünü Mardin Müzesi Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma ve Geliştirme Derneği’ne bırakmayı kararlaştırdı. Üçüncü gün Midyat ve köylerini gezdik. Mor Gabriel Manastırı’ndan sonra Keferbe, Ayınvert, Keferze, Hah köylerindeki tarihi yapıları yine bir çocuk ordusu eşliğinde gezdik. Öğle yemeğimiz bu kez sembusek ve mangalda et olarak hazırlanmıştı.

Dönüş yolu üzerindeki Kıllit köyü bomboş görüntüsüyle yüreğimizi dağladı. Köy korucusunun ve eşinin kendi evlerinin bahçesinde yer alan aile mezarlığı ile iç içe yaşamaları, kimsesiz Kıllit köyündeki en çarpıcı öğeydi. Akşamüzeri Savur’da müze gibi evleri ziyaret ettik. Geciktiğimiz için askeri eskort eşliğinde Savur üstünden Mardin’e döndük. Akşamyemeğinde, geziye katılanların imzasıyla, Başbakanlığa gönderilmek üzere kısa bir metin kaleme alındı. Mardin, Midyat ve Hasankeyf için bir çığlık niteliğindeki bu küçük girişim, gezi sonrasında ne güzel ki büyümeye devam edecekti.

Son gün Mardin yakınındaki Deyr’üz-zafaran Manastırı’nda sabah ayinine katıldık. Günlük buhuru, birbirinin içine geçen sesler, o an sadece iki kişiden oluşan cemaat bizi çok etkiledi. Duaların müziğindeki Süryanice, Arapça, Ermenice ve Farsça benzeri tınılar kulaklarımızı doldurdu.

Ögleye kadar Dara bölgesinde, yamaçtaki dev sarnıcı, kayalara oyulmuş yerleşim yerlerini gezdik. Biraz aşağıda, eski bir kent kalıntısının üstüne oturtulmuş “yeni“ bir evden çıkan ihtiyar amcanın, elindeki anahtarla açtığı bir kapıdan eğilerek girdiğimiz dehliz ise dolambaçlı merdivenlerle bizi yeraltındaki dev bir yapıya çıkardı. Çıkışta bizi uğurlayan internetli jandarmaların, “Elimizde bu tarihi bölge için soranlara verecek tek bir broşürümüz bile yok. Tarih Vakfı bir şey yapamaz mı?
Başa dön  
 
       MuhurGozLum.com Forum Ana Sayfası -> Tarih Kültür Sanat Günümüzden Geçmişe Tarih
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)