BaroN
Kayıt: 01 Oca 1970
Mesajlar: 881
Nereden: Elazığ
|
| Tarih: Prş Tem 13, 2006 4:53 am Mesaj konusu: DÜNYANIN VE AHİRETİN HAYRI 4 ŞEY |
|
|
"Dört şey vardır ki, kime bu dört şey Allah tarafından ihsan olunmuşsa, verilmişse, ona dünyanın, ahiretin hayırları verilmiş demektir. Hem dünyanın, hem ahiretin hayırlarına mazhar olmuş demektir o kimse, bu dört şeye sahip olan kimse..."
1. (Lisânün zâkirun) "Zikredici bir dili olması kişinin."
2. (Ve kalbün şâkirun) "Şükredici bir gönlü, kalbi olması."
3. (Ve bedenün ale´l-belâi sàbirun) "Çeşitli belâlara, musibetlere karşı sabırlı, dayanıklı bir vücut."
4. Ve evliler için de dördüncüsü: (Ve zevcetün lâ tebğîhi havfen fî nefsihâ ve lâ mâlihî ) "Kendisi ve erkeğin malı konusunda kocasına itaatli ve sadık, herhangi bir haksızlık, onun gıyabında bir yanlış iş yapmayan bir zevce, (sàlihaten) saliha bir hatun. (Tuînu ehadeküm alâ dînihî) Kocasının dindarlığını yaşamasında ona yardımcı bir saliha zevce..."
Bunlar eğer bir kimseye verilmişse, hem dünyanın, hem ahiretin hayırlarını Allah ona vermiş demektir." buyuruyor Peygamber Efendimiz.
.....
4. Dördüncüsü de, yetişkin bir kimse için Peygamber Efendimiz söylemiş oluyor: "İyi bir hanım..."
Bu iyi hanımın vasıflarını şöyle sıralıyor: Bir, "Sàliha olacak." Yâni namazlı, niyazlı, iyi niyetli, kocasına bağlı ve kocasına bağlılığından, kendi nefsini kocasının şerefine aykırı bir tarzda günahlara arz etmeyecek. Kocası tabii sabahleyin evden çıkıyor, işe gidiyor. Malı, evi, barkı hanımın elinde... Malını da koruyacak, boş yere harcamayacak, sarfetmeyecek, koruyacak; iyi bir bekçilik yapacak, iyi bir nezaretçilik yapacak. Bey gitti ama, arkasında hanımı var... Onun malını korur, namusunu da korur bir hanım olacak.
Üçüncüsü de: (Tuînü ehadüküm alâ dînihî.) diyor. Yâni eşin kocasına karşı, kocanın karısına karşı, birbirlerine karşı görevi nedir?.. Dini yaşamakta birbirlerine yardımcı olacaklar. Yâni karı kocasına yardımcı olacak, koca da hanımına yardımcı olacak. Meselâ, nasıl: Gece yatmışlar, gecenin teheccüd vaktinde hanım kalkmış. Kocasına diyecek ki:
"--Efendi, bak Ramazanda sahura kalkıyorduk, şimdi sahur değil, oruç yok ama, bak gecenin bu güzel vaktinde Allah beni uyandırdı. Haydi sen de kalk, hiç olmazsa iki rekat bir teheccüd namazı kılalım! Geceleyin kılınan namazın sevabı çok fazla, haydi gel bu namazı kaçırmayalım!" derse ne olmuş oluyor? Teheccüd namazına hanımı onu kaldırmış oluyor.
İşte gündüz meselâ, kocasını uğurlarken:
"--Haydi selâmetle, güle güle git! Aman, biz senden çok para istemiyoruz; helâl, hayırlı para istiyoruz. Sakın harama tevessül etme; bizi düşün, çoluk çocuğu düşün, eve haram lokma getirme!.. Helâlinden kazan! Haydi bakalım Allah ecrini, sevabını, kazancını hayırlı tarafından versin, çok olsun." diye, böyle çeşitli konularda onun günaha bulaşmaması, harama sapmaması konusunda yardımcı olması. Tabii böyle bir eş çok önemli...
Peygamber SAS buyuruyor ki:
"--Bir insan evlendiği zaman dininin yarısını kurtarır."
Hakikaten de öyle oluyor. Gerçekten iyi bir eşe sahip olan bir koca veya bir kadın, hayatı değişiyor ve güzel islâmî bir hayatın içine girebiliyor. Aksine yanlış bir evlilik yapmış ve kötü bir eşle evlenmişse, o zaman da çeşitli sıkıntılar çekebiliyor. O bakımdan evlilik çok önemli ve seçilen eş çok önemli... Ve seçilen eşin de kocasına, veya kocaysa karısına karşı dinini uygulama konusunda yardımcı olması çok önemli...
Tabii evlenmemiş dinleyicilerime, bu arada ben, Allah´ın böyle hayırlı eşler nasib etmesini, dua olarak temenni ediyorum. Evli olan kardeşlerimin de --eğer beni beyler dinliyorsa şu anda-- hanımlarına karşı böyle hayırlı bir eş olmalarını, koca olmalarını; --eğer hanımlar dinliyorsa mutfakta, evde bu sohbeti-- kocalarına karşı Peygamber SAS Efendimiz´in işaret buyurduğu bu sıfatlarla güzel zevcelik vazifesi yapmalarını temenni ediyorum. Yuvalarının mutluluk dolmasını, bereket dolmasını, rahmet dolmasını, çok örnek bir yuva olmasını temenni ediyorum.
b. Dört Nimet
İkinci hadis-i şerif vaad etmiştim. Aynı sayfada, benim açtığım hadis kitabında o da olduğu için, onu da çabucak söyleyeyim bu cuma sohbetimde... Peygamber SAS Efendimiz buyuruyor ki, bu ikinci hadis-i şerifte:
Dört vasıf vardır, kişinin mutluluğunun göstergesidir, alâmetidir bunlar. Kişi bunlara sahipse mutlu bir kimsedir, mes´ud bir kimsedir.
Birincisi, burada yine geldi: (En tekùne zevcetühû sàlihaten, ve evlâdühû ebrâren, ve huletàuhû sàlihîn, ve maîşetehû fî beledihî.) Hadisin tamamı bu.
1. "Hanımının sàliha bir hatun olması, bu kişinin mutluluğundandır, çok güzel bir vasıftır." Bunu geçtiğimiz hadis-i şerifte de konu olarak karşımıza geldiği için, biraz açıkladığımız için hatırda tutarak geçiyoruz. Birincisi bu.
2. "Ve yavrularının, çocuklarının --kız olsun, erkek olsun-- kendilerine itaatli, iyi evlatlar olması..." diye Kur´an-ı Kerim´de geçen bir sıfat bu. Yâni, anne ve babasına karşı evlatlık vazifesini güzel yapan çocuğun vasfıdır bu. İyi evlatlık yapıyor ve dindar, müslümanca evlatlık yapıyor ve itaat ediyor, âsi olmuyor, karşı gelmiyor. Karşı gelmeyen, âsî olmayan iyi, dindar evlatları olması; bu da mutluluğun ikinci sebepleridir. Hanımı sàliha, evlatları da dindar, itaatli ve güzel evlatlar.
3. "Konuşup görüştüğü, sohbet ettiği, münasebetlerini sürdürdüğü çevresi, arkadaşları sàlih kimseler olması."
Muhterem dinleyicilerim! Bunu kendimiz seçebiliriz, hazırlayabiliriz, kendi çevremizi kendimiz kurabiliriz. İyi insanları seçeriz, onların yanına yanaşırız, onların dostluğunu kazanırız. Böylece çevremiz salih insanlarla dolu olur. Kötülerden uzaklaşırız. Çünkü, kötü arkadaş insanı çeker, kötülüğe, günaha, kumara, zinaya, felâkete **yasak kelime-Forum Kurallarını Okuyun**ürür. Onun için, kötü tanıdıklar varsa onlardan kesilmek lâzım, iyi dostlar edinmek lâzım! Çevremizi kendi kendimizi koruyacak şekilde, destekleyecek şekilde salih insanlarla kurmak lâzım!..
Meselâ, etrafınıza bakarsınız; beğendiniz, ahlâkını hoş gördüğünüz, duyduğunuz bir kimseyle tanışırsınız. Arkadaşınız birisinden bahsediyorsa, "Beni de onunla tanıştır!" dersiniz. Her gün iyi bir salih arkadaş edinerek, kendi kendinize salih insanlarla kurulu bir çevre tesis edebilirsiniz, etmelisiniz. Böyle hareket etmemiz lâzım hepimizin...
Hem de, Peygamber Efendimiz´in hadis-i şeriflerinde müjde vardır ki:
"Bir insan yeni bir dost edinse hayatında, o gününde; o yeni dosttan dolayı, Allah ona çok büyük bir mükâfat verir, cennette derecesini yükseltir. Başka hiç bir sebeple o dereceye çıkamayacağı, yeni bir dereceye yükseltir.
O bakımdan sevgili dinleyicilerime, her gün yeni bir dost edinmek için etraflarına dikkatle bakmalarını ve salih insanlardan oluşan çevrelerini genişletmelerini bu vesileyle tavsiye etmiş oluyoruz. Çünkü, salih insanlar insana samîmî hareket ederler, davranırlar; hakkı söylerler, kusuru varsa tatlı tatlı ikaz ederler. Unuttuğu güzel şeyler varsa yapmasını hatırlatırlar. Yapmakta olduğu güzel şeylere destek olurlar, yardımcı olurlar. "Pekiyi ben de sana yardımcı olayım!" derler, yanına gelirler. Böylece insanın toplum içinde yeri kuvvetlenmiş olur. O bakımdan salih bir çevre kurmağa, salih insanlarla arkadaşlık köprüleri tesis etmeye, kurmağa çalışın, bunun büyük sevabı olduğunu unutmayın!
4. "İşinin gücünün beldesinde, yakın yerde olması." Bu da güzel. Çünkü bazı insanlar var; evinden bir çıkıyor, dört ay, beş ay sonra geliyor, altı ay sonra geliyor. Çocuğu ona hasret, kendisi çoluk çocuğuna hasret, hanımından ayrı, beyinden ayrı... Bunlar tabii, pek uygun şeyler değil. Çeşitli yönlerden uygun olmuyor. Onun için Peygamber Efendimiz, insanın işinin de böyle yakın yerde olmasını işaret etmiş oluyor. İşimizi kurarken buna dikkate etmemiz, mümkün olduğu kadar böyle yapmaya çalışmamız lâzım!.. Eğer uzak bir yerde işimiz varsa hanımımızı da, çocuğumuzu da **yasak kelime-Forum Kurallarını Okuyun**ürmenin çaresine bakmalıyız.
Ben kendim hatırlıyorum, üniversite tarafından Almanya´ya altı aylığına gönderildiğim zaman, kendi kendime yalnız giderim diye düşünüyordum. Almanya´da çalışır gelirim diye düşünüyordum. Üniverite görevli gönderiyordu. Değerli Hocamız, rahmetli Mehmed Zâhid Efendi Hazretleri dedi ki:
"--Hayır, beraber gideceksiniz! Çoluk çocuğunu da yanına al..." dedi.
Çok memnunum. Tabii o tavsiyesi, nasihati hadis-i şerîfe, dinin aslına, esasına uygun olduğundan, çok da bereketli oldu, hayırlı oldu diye düşünüyorum. Tabii insan böyle uzak bir yere gittiği zaman da, eşini ayırmamalı yanından, onunla beraber gitmeli diye düşünüyorum.
Aziz ve sevgili dinleyicilerim, cumanız mübarek olsun. Ramazanda kazandığınız güzel hasletler devam etsin... Allah-u Teàlâ Hazretleri sizi, sevdiği kulları zümresine dahil eylesin... Sevdiği, güzel işleri yapmaya muvaffak eylesin...
Ömrümüz mutlu geçsin... Çevreniz mutlu olsun... Evlatlarınız hayırlı olsun... Zevceniz, eşiniz hayırlı kimse olsun... Şu hadis-i şeriflerde duyduğumuz güzel hususları yapmayı nasib etsin... Diliniz zikirle meşgul olsun... Gönlünüz şükür dolu olsun... Herhangi bir sabredilecek durum olursa, sabrederek sevap kazanın...
Allah-u Teàlâ Hazretleri dünya ve ahiretinizi mâmur eylesin... Sonunda da cennetiyle, cemâliyle müşerref eylesin... Habib-i Edîbi, Muhammed-i Mustafâsı SAS´e sizleri ve bizleri komşu eylesin |
|