Google


izmirin guzeLikleri :)
Buraya tıklayarak orjinal başlığa gidebilirsiniz

 
       MuhurGozLum.com Forum Ana Sayfası -> Türkiyedeki Tatil Yöreleri
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
Okan



Kayıt: 01 Oca 1970
Mesajlar: 122
Nereden: Elazığ

Tarih: Pzr Tem 16, 2006 6:11 pm    Mesaj konusu: izmirin guzeLikleri :)  

İzmir bir ayricalik arkadaslar ... Gezilesi gorulesi yerleri en cok ta yasam bicimiyle izmir bambaska bir il .....
Tatil beldeleri hakkinda yavas yavas tanitim yapacagim... Gelmeyenlerin siddetle izmir e gelmelerini tavsiye ediyorum...


İzmirin merkeziyle baslayalim






Saat kulesi İzmir simgesidir... Konak Meydanı'ndaki bu şirin saat kulesi II. Abdülhamit'in tahta çıkışının 25. Yılı için 1901'de yaptırılmıştır. Sadrazam Küçük Sait Paşa tarafından dikilen Saat Kulesi sadaretin devamını ve ölümsüzlüğünü simgeliyor, Adbülhamit'in zamana bile hükmetme arzusunu somutlaştırıyordu. Kule 25 metre yüksekliğindedir.

AGORA: İzmir'in merkezinde, Namazgah semtinde 1932-1941 yılları arasında yapılan kazıyla ortaya çıkarılan ören yeri... 120x80 metrelik bir alanı kaplayan bu agora Roma dönemi İzmir'ini aydınlatmak açısından paha biçilmez bir öneme sahiptir. Bu agora herhangi bir ticari pazar yeri değildi, o dönem İzmir'inde devletin ekonomik işleyişini düzenleyen kurumlar ve Zeus tapınağı biraradaydı. Agora saat 9.00- 12.00 ve 13.00- 18.00 arasında ziyarete açıktır. Buradan çıkarılan heykeller ise İzmir Arkeoloji Müzesi'nde sergileniyor.

ALSANCAK: Modern İzmir'in kendine özgü karakteriyle seçkin bir semti... Sahildeki Kordonboyu'ndan içeriye doğru uzanan; son yıllarda sokaklarının çoğu trafiğe kapatılıp gezi yolu haline getirilen bu semt aynı zamanda bir alışveriş merkezidir. Modern yapılar ve birbirinden şık mağazalarının bittiği noktadaki meydanın bir tarafında Alsancak Garı bulunur. 1858'de hizmete açılmış bu gar binası kolonyal mimarisi, "içedönük atmosferiyle" dikkati çeker. Buca'ya, Aydın'a ve Denizli'ye giden trenler bu gardan hareket eder.

ASANSÖR: Öyle bilinen apartman asansörlerinden değil gerçekten bir kent asansorüdür. Aşağıdaki Mithatpaşa Caddesiyle yukarıdaki Halil Rıfat Paşa Caddesi'ni birbirine bağlayan bu bina İzmir'in simgelerindendir. 1907'de yaptırılan Asansör, 1993'te İzmir Anakent Belediyesi'nce restore edildi. Binanın enfes bir manzarası olan üst terasında bir açık hava kahvesi, bir kapalı restoran ve "Ceneviz Meyhanesi" bulunuyor.

BALÇOVA: İzmir'den Urla ve Çeşmeye giden karayolunun başlangıcında, Inciraltı kavşağında sola saparsanız 1km sonra Balçova kaplıcalarının bulunduğu yere gelirsiniz. Antik çağda Agamemnon Kaplıcaları olarak bilinen bu yöre şifalı sularıyla belki de eski çağların ilk hidroterapi merkeziydi. Bugün yörede modern kaplıca ve konaklama tesisleri var. Kaplıca suyunun sıcaklığı 63ºC.

BARLAR SOKAĞI: Alsancak semtinde korunmaya alınan eski İzmir evlerinin bazıları, bar ve restoran olarak kullanılıyor.




BASMANE: İzmir'in karakteristik yapılarından Basmane Garı'nın bulunduğu, bir yanı Fuar alanını, bir yanı kentin eski çarşılarını kapsayan semt. Manisa'dan gelen demiryolu hattı Basmane Garı'nda sona erer. Bornova banliyölere giden ray otobüsleri de bu gardan kalkmaktadır.

BERGAMA: İzmir'in kuzeyinde bir ilçe, Adı antik çağ büyük yerleşim bölgesi olan Pergamon'dan gelir. I.Ö III. Yüzyıl başlarında kurulan Pergamon, Helenistik dönem boyunca Batı Anadolu'nun en güçlü ve toprakları en geniş krallığı olmuştur. Bazı kaynaklara göre parşömeni ilk bulan da Pergamonlulardır... Bugünkü Bergama'da antik kent kalıntıları iki gezi alanını kaplar. Bergama'nın içinde birdenbire yükselen tepedeki Akropol alanında dünyanın en dik amfiteatrı (on altı bin kişilik), Athena ve Dionysos tapınağı kalıntıları yer alıyor. Akropol girişinde yer alan muhteşem Zeus Altar'ı ise 1871 yılında Carl Humann tarafından Berlin Müzesi'ne taşınmıştır. Yirmi basamakla çıkılan bu olağanüstü yapı bugün Berlin Müzesi'nde içine sıkıştırıldığı salonda Bergama'daki tepeye, gerçek yurduna döneceği günü umutla beklemektedir... Aşağıdaki düzlükte yer alan Asklepion kalıntıları ise çok ilginçtir ve hemen bütün özellikler gün ışığına çıkmıştır. ilk çağların önemli sağlık merkezlerinden olan ve adını hekimlik tanrısı Asklepios'tan alan bu alanı yolunuz Bergama'ya düşerse mutlaka geziniz.

BORNOVA: Kentin banliyölerinden biri. 19. Yüzyıl sonu 20. Yüzyıl başında Levantenlerin oturduğu bu sen günümüzde Ege Üniversitesi kampusü yer alıyor. İzmir'i Manisa'ya bağlayan karayolu'nun içinden geçtiği Bornova, kent merkezine aynı zamanda 7 kilometrelik demiryolu hattıyla bağlı.



BUCA: Eski İzmir'in trenle gidilip gelinen sayfiye kasabası, bugünün 200 bin nüfuslu (1990) artık kentle birleşmiş ticaret ve üniversite merkezi... 18. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren İzmir'i kendine ikinci vatan seçen Levanten tüccarlar arasında Ingiliz asıllıların yerlişip büyük malikanelerde yaşadıkları Buca bu karakterini 1950'lere kadar taşıdı. Malikanelerde günümüzde çeşitli kamu kuruluşları bulunmaktadır ve görkemli bahçeleri koruma altındadır.






ÇEŞME: İzmir'in Batı ucunda, yaklaşık bir saat uzaklıkta renkli bir tatil ve turizm merkezi. Modern turistik tesislerin yer aldığı Çeşme ve çevresi pırıl pırıl denizi ve çok kaliteli kuma sahip plajlarıyla dikkati çeker.

ÇİPURA: İzmir'in dillere destan balığı. Akdeniz ve Ege'de yaygın biçimde yaşayan, sırtı koyu mavi, yanları gümüş renginde, eti çok lezzetli bu balık artık çiftliklerde bol miktarda üretilmektedir. İzmir'de bir deniz ürünleri restoranına girin; ızgara çipuranizı ısmarlayın, yanına da çeşitli yöre otlarıyla zenginleştirilmiş halis zeytinyağıyla tatlandırılmış bir salata... Bundan iyisi can sağlığı...

DOKUZ EYLÜL: 9 Eylül 1922... Türk ordusunun 26 Ağustos'ta başlattığı Büyük Taarruz'un başarıya ulaşması sonucu bu tarihte üç yıl süren Yunan işgalinden kurtarıldı. Cumhuriyet Türkiyesi'nin kuruluşunu müjdeleyen önemli olaylardan olan İzmir kurtuluşunun tarihi Dokuz Eylül bugün kentte kampusü bulunan l üniversitenin de adıdır.

EFES: İzmir'e bağlı Selçık ilçesinin 3 km uzağındaki antik kent. Hem Helenistik çağda, hem de Roma döneminde iskenderiye ile birlikte Doğu'nun en önemli liman ve kültür merkezi olan Efes'ten geriye kalanlar gerçekten büyüleyici... Avusturya Arkeoloji Enstititüsü'nün kazı ve restorasyonu gerçekleştirdiği antik kent görkemli yapısı, önemli cadde, yapı ve tapınaklarıyla bir bütün olarak gün ışığındadır. Uzun sözün kısası; Efes mutlaka gezilmelidir.

FOÇA: İzmir'in kuzeyinde, 50 km uzaklıkta bir ilçe, sevimli bir balıkçı kasabası; bir turizm beldesi... Antik çağda önemli bir İon yerleşmesiydi Foça. Foçalılar (Phokaia'lılar) ticaret yetenekleri, cesaretleri ve denizcilikleriyle ünlüydü. Çok uzak limanlarda ticaret kolonileri oluşturmuşlardı. Fransa, kıyılarındaki Marsilya (Massalia) da o çağda Foçalılar tarafından kurulmuştur...

HİSAR CAMİİ: Hisarönü semtinde, bugünkü Kemeraltı merkezi'nin yanında bulunan kentin en görkemli camisi. 1592 yılında Yakup Bey tarafından yaptırılmıştır. Yapı bir büyük kubbe ve onu taşıyan sekiz filayağından olup Mihrap ve minber süslemeleri ilgi çekicidir.

İKLİM: Yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlı tipik deniz iklimi... Yıllık ortalama sıcaklığı 18ºC'dir. Kar yağışına yok denecek kadar az rastlanır, yılın ortalama 148 günü açık ve güneşli geçer.

İMBAT: Sıcak, kavurucu yaz günlerinde İzmirlileri rahatlatan, denizden kıyıya doğru esen serinletici meltem.

İNGİLİZ KİLİSESİ: Buca'da yaşayan Ingiliz asıllı Levantenlerin 1835'te inşa ettirdiği geometrik özellikleri konstrüksiyonu, değerli vitrayları, dev havalı orgu ile ilginç bir kilise. 1961'de belediyeye devredilen günümüzde kültür merkezi olarak kullanılıyor.




İZMİR FUARI: 1932'den bu yana Ağustos sonu, Eylül başında Ege ve İzmir'e can katan uluslar arası fuar. Kültürpark alanında yer alan fuar aynı zamanda bir eğlence ve kültür şenliğine dönüşüyor.




İZMİR KÖFTE: Türkiye'nin hemen her yöresinde sevilerek yenen bir İzmir yemeği. Ama iyi bir İzmir köfte İzmirli bir hanımın elinden çıkar, ya da İzmir'in eski bir çarşı lokantasında sofraya gelir. Et iyice dovülerek soğan suyu, tuz, biber ve ekmek içiyle yoğrulur. Şekil verilerek parçalar halinde kızartılır. Kızarınca yeşil biber, domates ve patateslerin üzerine koyularak sahanda ısıtılır ve servis yapılır.



KADİFEKALE: İzmir'i kuşbakışı görmek mi istiyorsunuz? İ.Ö 4. yüzyıldan kalma kaleden gün batımı kente bakmanın keyfi bambaşkadır.




KARŞIYAKA: İzmir körfezinin kuzey kıyısında, kent merkezinin gerçekten de karşı yakasında yer alan semt... İkinci kordonboyunun yer aldığı, aydınlık, rerah bir yerleşim bölgesi olan Karşıyaka'da oturanlar biraz da "espiriyle" kendilerini İzmirli saymazlar... Onlar için Karşıyaka kültürü, tarihi ve kendine özgü yanlarıyla başlı başına bir kenttir.

KEMERALTI: Konak'tan başlayıp, İzmir'in içlerine doğru, kıvrıla kıvrıla ilerleyen dar sokaklardan ve Anafartalar Caddesi'nden oluşan ünlü çarşı. Kuyumcular, basmacılar, ayakkabıcılar, zeytinciler, peynirciler, dericiler vd. Hala yüz yıl öncesinin atmosferini taşıyan binalar, hanlar, kapı pervazları, kiremitler dikkati çeker.

KORDON: Konak Meydanı'yla Alsancak arasında uzanan sahil yolu... İzmir'in simgesi olmuş gezinti yolu... Yaz mevsiminde atların koşumları renkli ponponla sülenmiş faytonlar, gösterişli fren cayırtılarıyla geçit töreni yapan otomobiller, gezintiye çıkmış aileler, elele sevgililer, hepsi orada kendilerini imbatın okşayışlarına bırakır... Kordon çok sevilen bir şarkıya da konu olmuştur:. "Bir münasip zamanda / mesela saat onda / buluşalım Kordon'da / der gibi geldi bana..."

LOKMA: İzmir'in lokması ünlüdür... Mayalı hamurun( Hamurun içine çok az çay şekeri de konulur. ) kızgın yağa atılıp, çıkarıldığında üzerine şekerli şurup dökülen bu tatlıyı iyi yapan yerlerin önünde kuyruklar oluşur.

MERYEM ANA EVİ: Selçuk yakınında, Efes'in yanıbaşında yükselen Bülbül Dağı'nda Hıristiyanların kutsal ziyaret yeri olan Meryem Ana Evi bulunur. 1960'larda Vatikan Meryem Ana'nın son yıllarını bu evde geçirdiğini onayladı ve 1967'de Papa VI. Paul bu evi ziyaret edip kutsadı... İzmir'deki çeşitli turizm kuruluşları günübirlik olarak Meryem Ana Evi ve Efes'e turlar düzenlemektedir.

OTLAR: Taze ot yemekleri Ege mutfağında ayrı bir yere sahiptir. Bahar geldi mi, İzmir ve çevre ilçelerinin pazar yerleri yeşillenir. Dağlardan bayırlardan toplanmış otlar kapış kapış satılır. Radika, Turp Otu, Hardal Otu, çibes (karnabaharın ilk filizlerine verilen ad) ve daha niceleri... Otlar temizlenir, kaynar haldeki suya batırılır, yumuşadıklarında bir tabağa alınırlar. Üzerlerine bol limon ve zeytinyağı...


PASAPORT: Konak'la Cumhuriyet Meydanı arasında yer alan rıhtım ve iskele... Pasaport rıhtımı 1876'da yapılmıştır. Günümüzdeki iskele binası Cumhuriyet'in ilk yıllarında rastlanan ve Osmanlı-Selçuk esinlenmeleri taşıyan mimari stile sahiptir. Iskele çevresi geçmişte nargile kahveleriyle doluydu, günümüzde birahaneler yavaş yavaş kahvehanelerin yerini almıştır.


SELÇUK: İzmir'in güneyinde yaklaşık 94 km uzaklıkta, Aydın dağlarının eteklerinde bir ilçe. Selçuk hem turistik, hem de tarihi özellikleriyle önemli bir kavşaktır. Güneydeki Marmaris ve Bodrum gibi turizm merkezlerine giden karayolu buradan geçer. Selçuk, Ege'nin önemli turizm limanı Kuşadası'na yirmi dakikalık bir uzaklıktadır... Efes ve Meryem Ana Evi'nin yakınındaki Selçuk'un hemen içinde ise 6 yüzyıldan kalma St. Jean Bazilikası dikkati çeker. Efes müzesi de Selçuk'tadır.

SMRYNA: İzmir'in antik çagdaki adı ve bu adı ona veren kadın kahraman... Herodot ve Strabon'a göre İzmir Smyrna adlı bir amazon komutan ve onun savaşçıları kurmuştur...

TEOS: Plajları ve şifali termal sularıyla tanınan Seferihisar ilçesinin yakınında, Sığacık limanının dibinde zeytinlikler arası, sessiz sedasız ziyaretçilerini bekleyen antik kalıntılar... Thales İ.Ö 600'lerde Teos kentinin on iki İon kentinin merkezi olarak seçildiğini söyler. Antik dünyada Dionysos için inşa edilmiş en büyük tapınak Teos'tadır.

TEPEKULE: Önceleri bir Aiol yerleşimi olan, hemen ardından ionlarca yerleşilen Smryna'nın ilk dönemi hakkında bilgiler Bayraklı semtinde Tepekule denilen yerdeki kazılar sayesinde ortaya çıkmıştır. Buradaki bulgular yerleşim İ.Ö Üç binli yıllara kadar uzandığını gösteriyor. İlk İzmirliler, İlk Truvalılarla çağdaştılar... Lidya Kralı Alyattes İ.Ö 600'de bu yerleşim bölgesini ele geçirdi ve tapınakla evleri tahrip etti. Bugün Tepekule'de Athena tapınağının zemin kalıntılarının ve ev duvarlarını görmek mümkün.

URLA: İzmir'e yaklaşık 42 km uzaklıkta, İzmir- Çeşme yolu üzerinde bir sahil beldesi.. İzmirlilerin yazlarını ve hafta sonlarını geçirdiği bu yerde antik çağda Klazomenai adlı İon kenti bulunuyordu. Klazomenai ünlü düşünür Anaksogoras'ın yurduydu.. Urla'nın katmer adı verilen hamur işi yemeği, et ve balık lokantaları ünlüdür...
Başa dön  
Serdar



Kayıt: 01 Oca 1970
Mesajlar: 1009
Nereden: Elazığ

Tarih: Pts Tem 17, 2006 8:30 am    Mesaj konusu:  

eline emegine saglik paylasimin icin tskler.. Güzel izmirim..
Başa dön  
BaroN



Kayıt: 01 Oca 1970
Mesajlar: 880
Nereden: Elazığ

Tarih: Sal Tem 18, 2006 9:45 pm    Mesaj konusu:  

elone saglik
Başa dön  
 
       MuhurGozLum.com Forum Ana Sayfası -> Türkiyedeki Tatil Yöreleri
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)