SoN_NoKTa
Kayıt: 01 Oca 1970
Mesajlar: 32
|
| Tarih: Çrş Ağu 02, 2006 1:48 am Mesaj konusu: Ya SonRa!... |
|
|
Yasamak cesaret ister, belki de bu yüzden dünyaya
gelenlerin çok azi yasar, çogunlugu Oscar Wilde'in
dedigi gibi yalnizca günü kurtarir, varolmakla yetinir
ve kendi varligi altinda ezilir. Degistiremeyecegi gerçekleri oldugu gibi
kabul etmek ve bu degismezlikten kendine yeni bir yasam sevinci
yaratmak da yürek ister, degistirebilecegini degistirmeye
çalismak da. Sanildigi gibi insani korkutan dünya, zorluklar,
yasam kosullari yada baskalari degildir, insan en çok ;
kendisinden korkar.
Kendi duygularindan, kendi güçsüzlüklerinden,
kendi zaaflarindan, kendi acilarindan, kendi
coskularindan ürker, yasama her dokunusunda, duygularinin alevlenip
kendisini yakacagindan çekinir, onun için kaçar yasamdan,
asktan kaçar, öfkeden, hareketten, sevinçten,
kendisinden kaçar.
Korku yüzünden yasanamamis bir yasami ellerinde
tasimaktan yorularak, kendisine uydurdugu bin bir türlü
mazeretle yasama arkasini dönmeye, gizlenmeye ugrasip,
gizliden gizliye yok olmaya çabalar. Korku kendine acimayi getirir,
kendini zavallilastirmaya baslar yasamdan korktukça, yasamla yüz yüze
gelmektense agir agir erimeyi tercih eder.
Korktukça azalir gücü, korkuyla yaralanan bedeni
artik en küçük dokunusta aciyla inler, her acida korkusu
biraz daha artar ve girdap gibi çeker içine güçsüzlük, kendi
korkusuna kalkip kader der sonra, korkuyu degistirilmez bir
gerçek, alnina yazilmis bir yazgi olarak görür.
Yeni bir askin düsüncesi bile titretir onu, kalabaliktan
korktugu kadar yalnizliktan da korkar, hayatin hiçbir
haline dayanamaz durumlara gelir.
Sirtinda yasayamadigi hayati önünde yasanacak
günleriyle, kendi geçmisiyle gelecegi arasinda syky?yr kalir
artik. Kendi duygulariyla kusatilir, döndügü her yanda
bir düsman gibi kendi duygulari çikar karsisina, su yana
dönse orada bir mutluluk vardir ama o mutlulugu degil
mutlulugun arkasinda gölgesi sezilen aciyi görür, bu yana
döndügünde bir isyanin sevki vardir ama o isyanin
çekiciligini degil o isyan için ödenecek bedelin agirliginin farkeder,
beri yaninda bir ask bekler onu ama o askin arkasindan
gelebilecek terk edilme ihtimaline diker
gözlerini. Her kipirtiyla örselenebileceginden çekindiginden
kipirdamaz bile, yasama yaklasabilmek için bir tek adim bile
atmaya yetmez cesareti. Ona sevinci gösterseniz, ;ya sonra ; diye sorar,
aski gösterseniz, gene ayni sorudur onun aklini
kurcalayan, ;ya sonra öfke, cosku, dostluk, sevisme, baskaldiri,
direnme hep ayni soruyu sürükler pesinden ;ya sonra .
Bilinmeyen bir "ya sonra" için bilinenlerin hepsini
iskalamayi kabullenir.
Ama, ne garip duygularindan, yasanacaklarin
sonrasindan korkanlar, acidan sakinanlar çeker en büyük
aciyi, yasanmamis bütün duygulari zehirli sarmasiklar
gibi boy atip ruhlarina dolanir, ;sonrasi umurumda bile
degil deyip yasamla kucak kucaga gelenlerden çok fazla
yarayi yasayamadiklari için alirlar. Yakinip dururlar,
çektikleri acilardan söz ederler, aciyi da çekerler
gerçekten ama acidan korktuklari için bunca aciyi çektiklerini
görmezler bir türlü. Yasamanin cesaret istedigini fark etmezler.
Onun için çok az insan yasar, çogunluk yalnizca
gününü kurtarir, yasanmamis günlerin altinda inleyen
çaresiz bir köle gibi yitik bir hayati tasir güçsüz
omuzlarinda. Kendi gerçeklerimiz, kendi duygularimizdir bizi
böylesine ürküten, çatal diliyle tislayan bir yilan görmüs
tavsan gibi bizi hareketsiz birakan. Ve ne kadar çok korkarsaniz, korkunuz
o kadar artar. Ne kadar yasarsaniz, cesaretiniz o ölçüde
bilenir. Yasayamiyorsaniz, eger bu baskalarindan dolayi
degildir. Sizi güçsüzlestiren, sizi çaresizlestiren sizi
isyanlardan alikoyan, degistiremeyeceklerini kabul etmenize
engel olan, degistirebileceklerinizin üstüne gitmenize izin
vermeyen, sizi yasatmayan, sizin kendi korkunuzdur
YASAMAK CESARET iSTER ÇÜNKÜ . . .
|
|